-AstroEge-

Uzay Çöpü Sorunu

Dünya’nın etrafında sessizce dönen binlerce “uzay çöpü” parçası, aslında modern teknolojinin görünmeyen krizini temsil ediyor. Kullanım ömrünü tamamlamış uydular, roket parçaları ve çarpışmalardan arta kalan enkazlar...

BLOG

Yazar: Dilan YANGIN

2/23/20265 min read

GEZEGENİMİZİN ETRAFINDAKİ HURDALAR: UZAY ÇÖPÜ SORUNU

Evet, Uzaya ilk uydu Sputnik 1 fırlatıldığından günümüze kadar toplamda izlenen nesne sayısı 40.000 bunların yaklaşık 11 000'i hala aktif görevde olan uydulardır. Gerçekleştirilen her uzay görevinde, daha sonra yapılacak görevlerin tehlikeye atıldığı söylenebilir. Alçak Dünya (LEO) yörüngesinde 30.000 km/s hızla hareket eden tüm bu enkaz parçaları – en küçükleri bile – uydulara ve uzay araçlarına ciddi maddi hasar verebilir ve ayrıca uzay istasyonundaki astronotların hayatını tehlikeye atabilir.


Uzay Çöpü Nedir?

Uzay çöpü, uzayın enkazıdır. Gezegenler, yıldızlar, galaksiler ve diğer uzay nesnelerini araştırmak için gönderilen uzay araçları Dünyaya geri dönememiş veya görevi tamamlandıktan sonra uzayda bırakılmıştır. Uzay çöpleri ayrıca, bir roketin kalkışından sonra geride bıraktığı veya nihayetinde ana üsse geri dönmeyi başaramadığı durumlarda bıraktığı enkaz veya çeşitli malzemeleri de ifade edebilir.

Uzay Sorunu Nedir Ve Neden Bu Kadar Tehlikelidir?

Uzay çöpü sorunu sadece uyduların kendi varlığı ile değil iki uydu çarpıştığında ortaya çıkan belki 1000'den daha parça ortaya çıkartıyor ve her bir parça Dünyanın çevresinde yörüngeye giriyor ve o yörüngedeki yaklaşık olarak hızı saatte 30.000 km/s'dir. Yani kısacası küçük bir parça bile saatte 30.000 km/s hızla gittiğinden dolayı diğer uydulara zarar verebilecek bir pozisyonda. Avrupa Uzay Ajansı (ESA), yörüngede 1 ila 10 cm arasında yaklaşık 900.000 ve 10 cm den büyük yaklaşık 34.000 nesne olduğunu belirtiyor. Peki ne kadar küçük parçaya kadar sorun yaratabilir?. 1 cm'lik bir vida parçası bile devasa Hubble uzay teleskobunu işlevsiz hale getirebilir. Ve böylelikle daha fazla uzay çöpü ortaya çıkabilir. Mesela 1996 yılında, bir Arianne fırlatma aracından gelen enkaz, bir Fransız mikro uydusuna çarparak hasar verdi.

Daha yakın bir tarihte, 2022'de Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), tehlikeli bir şekilde yaklaşan Rus uydusu Cosmos 1408'in enkazından kaçınmak için manevra yapmak zorunda kaldı. Bu enkaz, Rusya'nın 2021'de gerçekleştirdiği bir uydu karşıtı silah denemesinden kaynaklanmıştır; bu tür bir deneme daha önce ABD, Hindistan ve Çin tarafından da gerçekleştirilmiştir.

ABD, Çin ve Hindistan da dahil olmak üzere birçok ülke, kendi uydularını imha etmek için füzelerle tatbikatlar yapmıştır. Bu durum binlerce yeni ve tehlikeli enkaz parçası oluşturur. Bu tür çarpışmaların sıklığının gelecekte şüphesiz artacağı ve ''Kessler Sendromu'' olarak bilinen bir olgu olan kademeli olarak meydana geleceği tahmin edilmektedir. Kessler, yörüngede çok fazla uzay çöpü olması durumunda, giderek daha fazla cismin çarpışarak yeni uzay çöpleri oluşturmasına ve sonunda Dünyanın yörüngesinin kullanılamaz hale gelmesine yol açabilecek bir zincirleme reaksiyona neden olabileceğini söyledi.

Bu, gelecek nesilleri en temel uzay hakkından, yani uzayı özgürce keşfetme ve kullanma hakkından kısmen veya tamamen mahrum bırakarak temel bir nesiller arası eşitsizlik yaratacaktır. Neyse ki, şu anda uzay çöpleri keşif çalışmalarımız için büyük bir risk oluşturmuyor. En büyük tehlike, yörüngedeki diğer uydular için geçerli. Ancak uzay enkazı, uzay araçlarını, uyduları ve bilimsel ve/veya ticari faaliyetlerde yer alan astronotları riske attığı için bu hakkın kullanımını zaten sınırlamıştır. Ayrıca, uzay enkazının çoğalması, uzayı bir çöplüğe dönüştürmektedir ki bu da önemli bir çevresel endişe kaynağıdır. Bir diğer endişe kaynağı ise uzayda bırakılan nesnelerin atmosfere çeşitli kimyasallar salması ve sonuç olarak ozon tabakasının incelmesine katkıda bulunması nedeniyle çevre üzerinde doğrudan ve olumsuz bir etkiye sahip olması.

Uzay Çöpleri Uzaya Nasıl Giriyor?

Birkaç yüz kilometre yükseklikteki daha alçak yörüngelerde bulunan bazı cisimler hızla geri dönebilir. Genellikle birkaç yıl sonra atmosfere yeniden girerler ve çoğunlukla yanıp kül olurlar, bu nedenle yere ulaşmazlar. Ancak 36.000 kilometre gibi daha yüksek irtifalarda (iletişim ve hava durumu uydularının genellikle jeostasyonel yörüngelere yerleştirildiği yerlerde) kalan enkaz veya uydular, yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca Dünya'nın etrafında dönmeye devam edebilir.

Uzay Çöplerini Nasıl Temizleyebiliriz?

Uzaydaki çeşitli enkaz parçalarını toplamak için büyük bir temizlik operasyonu başlatılabilir; uzayda bu kapsamlı temizlikleri gerçekleştirmek için önerilen yöntemlerden bazıları, eski uzay enkazlarını yakalamak için dev ağ kullanmayı, bu eski uyduları güvenli bir şekilde imha etmek için lazer ışınları kullanmayı veya hatta bu eski teknoloji parçalarını yakalayıp çıkarmak için dev pençelere sahip robotlar yaratmayı içeriyor. Ancak bu yöntemler yalnızca Dünya yörüngesinde bulunan büyük uydular için kullanışlıdır. Boya parçaları ve metal parçacıkları gibi daha küçük enkaz parçalarını toplamanın gerçekten bir yolu yok.

Bunların doğal olarak Dünya atmosferine yeniden girmesini beklemek zorundayız. Ancak, şu anda havada bulunan binlerce uzay enkazını temizlemek için yapılan çalışmalar başarıyla tamamlansa bile, gelecekte uzay enkazının önlenmesi konusunda nasıl bir yol izleneceği sorunu hala mevcuttur. Aslında, uzay enkazı hem çevreyi hem de uzay araştırmalarını etkilemeye devam edebilir.

Bu nedenle, mevcut uzay enkazı sorununu hafifletmek için alınması gereken önlemlerden biri, bu uzay araçlarının manevralarında kullanılan izleme ve önleme stratejilerini geliştirmektir. Tıpkı bir yolcunun seyahatinden bir hafta önce hava durumunu kontrol edip ona göre eşyalarını hazırlayabilmesi gibi, uzay araştırmalarında çalışan bilim insanları da aktif uydularının vurulmasını önlemek için gerekli önleyici tedbirleri ve hareketleri geliştirebilirlerse, uzay enkazının çevreye veya uzay araştırmalarına zarar verme olasılığı o kadar azalacaktır. Dünyamız işlemeye devam ediyor, ancak tıpkı uzay çöpleri gibi, mevcut hasarın çoğu çıplak gözle görülemiyor ve bu, uzay keşfinde gelecekteki bilimsel çalışmalara devam ederken üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

Sonuç olarak uzay sadece keşfedilecek bir alan değil, korunması gereken ortak bir alandır. Uzay çöpü küçük bir sorun gibi görünse de, gelecekte büyük sonuçlar doğurabilecek bir tehdittir. Bu nedenle şimdiden önlem alınmalıdır.